Antalya’da Antik Bir Kent: Patara

Antalya’da Antik Bir Kent: Patara

Antalya’da Antik Bir Kent: Patara

Patara Antik Kenti, Antalya’nın Kaş ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Antalya’nın en batıda kalan ilçesi Kaş ile Muğla’nın Fethiye ilçesi arasında, ulaşımı kolay olan bir liman kentidir. Xanthos Vadisi’nin güneybatı ucunda ve günümüzdeki Gelemiş Köyü sınırları içerisindedir.

Patara Antik Kenti, Likya Bölgesi’nin en önemli kentlerinden biridir. Likya Bölgesi’nin çetin coğrafyası içerisinde çok önemli bir konuma sahip olan Patara, Likyalılar tarafından kurulan bölgenin en önemli liman kenti ve aynı zamanda başkentidir. Likya’nın ana kentleri genellikle yüksek kesimlere kurulmuştur. Likya kıyılarında ise çok fazla kent olmamakla birlikte, var olan kentler liman özelliği göstererek büyümüştür. Patara Antik Kenti, sahip olduğu konum sayesinde asırlar içerisinde büyük gelişmeler göstererek Likya’nın ana liman kenti olmuştur.

M.Ö. 13. yüzyıla ait olan Hitit tabletlerinde kentin ismi “Patar” olarak geçmektedir. Hitit Kralı IV. Tuthaliya’nın Lukka seferinin anlatıldığı Yalburt Yazıtı’nda (M.Ö. 1250-1225) Patar ismiyle anılmaktadır. Likya dilindeki ismi ise “Pttara” olan kentin M.Ö. 8. yüzyıldan bu yana var olduğu yapılan kazılar sonucu elde edilen somut verilerle anlaşılmaktadır.

Mitolojiye göre Patara, Apollo'nun doğum yeridir. M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda kent, Apollon’a ait olan kehanet merkezi ile ün kazanmıştır. Herodot bu kehanet merkezi hakkında “Likya’daki Patara’da, tanrının gelip kaldığı zamanlar için; çünkü bu kentte kehanete her zaman danışılmaz...” ifadesini kullanmıştır. Bu söylemde bahsedilen, Apollon’un senenin yarısını Patara’da yarısını ise Delos’ta geçirdiğidir. M.S. 3. yüzyılda Patara’da dünyaya geldiğine inanılan Aziz Nikola (St. Nikolaos) kentin en önemli bir diğer isminden biridir. Günümüzde Noel Baba ile özdeşleştirilen Aziz Nikola; Patara’da doğmuş, çocukluğunu burada geçirmiş ve Myra’da (Demre) hayatını kaybetmiştir.

Patara, M.Ö. II. yüzyılda kurulan Likya Birliği’nin başkentliğine layık görülmüştür. Likya Birliği’ni oluşturan 23 kentten biri Patara’dır ve 3 oy hakkına sahip 6 büyük kentten biridir. Patara o dönemde zengin bir kent olarak da Likya Birliği tipinde sikkeler basmaktaydı. Helenistik Dönem’in refah seviyesi yüksek şehirlerinden biri olan bu muazzam liman kenti, Roma Dönemi’nde de aynı refahını devam ettirmiştir.

Bugün Patara’da sizi karşılayan kalıntıların çoğu Batı Roma ve Doğu Roma dönemine aittir. Roma döneminde de öneminden bir şey kaybetmeyen Patara, doğu eyaletlerine açılan bir kapı konumundaydı. Kentte birçok imar faaliyeti gelişmiş ve tiyatro, agora, meclis binası, hamamlar, sütunlu caddeler, zafer takı, su kemeri vb. yapılar klasik Roma mimarisinde inşa edilmişlerdir. İmparator Hadrian zamanında yapılmış tahıl ambarları hala ayaktadır. Yine İmparator Hadrian döneminde inşa edilmiş antik deniz feneri hala ayakta kalan dünyanın en eski deniz feneridir. Roma imparatorlarının önem verdiği kentin girişi onursal bir tak olan “Roma Zafer Takı” ile yapılmaktadır ve çok iyi korunmuştur.

M.S. 530’larda ise deprem yaşayan kent ardından veba salgını ile zorlu günler geçirmiştir. Tüm bunlar nüfusun azalmasına ve göçlere sebep olmuştur. 7. yüzyılda ise Arap akınlarına maruz kalan kent gittikçe küçülmüştür. Lakin Patara Orta çağ boyunca da liman olma özelliğini devam ettirmiştir. Patara limanı hakkında bilinen en son veri ise Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan’ın babasının emriyle Rodoslulara anlaşma yapmak için Patara’ya geldiğidir.

M.S. 15.- 16. yüzyıllarda Xanthos Irmağı’nın (Eşen Çayı) taşıdığı alüvyonlar limanın denizle bağlantısını kesmiştir ve Patara liman şehri özelliğini kaybetmiştir. Patara da sonrasında diğer birçok Anadolu kenti gibi tarihe karışmıştır.

Patara, ülkemizin en önemli antik kentlerinden biri olmuş, arkeolojik kazılar sayesinde ortaya çıkarılan tarihin yansımalarıyla günümüze kadar ulaşmıştır. Turistik açıdan da son derece ilgi gören bu tarihi bölgede kazı çalışmaları yapılmıştır. Kentin kuruluşuna ait bilgilere, ilk olarak 1988 yılında Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fahri Işık’ın öncülüğünde başlayan kazı çalışmaları sayesinde ulaşılmıştır. Bu çalışmalar 2008 yılına kadar devam etmiştir. Daha sonra 2009 yılında yine Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Havva İşkan Işık’ın kazı başkanlığında çalışmalar sürdürülmüştür. Kazılar 1988’den bu yana kesintisiz olarak günümüze kadar devam etmektedir. Kumların altında kalan Patara şehri büyük çabalar sonucu gün ışığına çıkarılmıştır.

Sevdiklerinize hediye edebileceğiniz Patara Antik Kenti ürünlerimiz için tıklayınız. 

Etiketler: patara, patara antik kenti, antalya
Mart 04, 2022
Listeye dön